AKİT MENÜ

Gündem

Rüşvet ifşaları geldikçe İmamoğlu’nun acziyetini gören izleyicİler salonu boş bıraktı! Ekrem terk edildi

Kurduğu suç örgütüyle İstanbul’u talan ettiği için tutuklandığı halde; davanın siyasi olduğu algısı ile, kendisine taban toplamaya çalışan Ekrem İmamoğlu iyice yalnızlaştı.

Haber Merkezi

Sebahattin Ayan  İstanbul

Kurduğu suç örgütüyle İstanbul’u talan ettiği için tutuklandığı halde davanın siyasi olduğu algısını yöneten ve davanın siyasi olduğunu iddia ederek kendisine taban toplamaya çalışan Ekrem İmamoğlu iyice yalnızlaştı. Silivri’de mart ayında başlayan duruşmalarda, belediyelerin araçlarıyla binlerce kişiyi taşıyıp mahkemede güçlü olduğu algısını oluşturmaya çalışan ve “Davalar TRT’de canlı yayınlansın” diyerek şov yapan İmamoğlu ve ekibinin suçluluğu ispatlandıkça Silivri’deki salon boşalmaya başladı.

EŞİ BİLE GİTMİYOR

Geniş katılım olması beklentisiyle sıfırdan inşa edilen ve yaklaşık bin izleyici kapasitesi olan salona bazı duruşmalara İmamoğlu’nun eşi bile gelmezken, az sayıda insanın katılması İmamoğlu’nun suçluluğunu tescilledi. Son dönemde özellikle müteahhitlerin verdikleri rüşvetleri teker teker İmamoğlu’nun gözüne bakarak ifşa etmesi ve “Villa istemedin mi? 500 bin lira almadın mı?” şeklindeki itiraflarla köşeye sıkıştırmasıyla iyice yalnızlaşan Ekrem İmamoğlu’nun acınası halini değerlendiren uzmanlar, hırsızdan kahraman üretme girişiminin boşa çıktığı görüşünde birleşti.

 

ŞOV BİTTİ HAKİKAT KALDI

Konuyla ilgili gazetemize konuşan AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, şunları söyledi: “Hakikatin, ne kadar üzeri örtülürse örtülsün, eninde sonunda gün yüzüne çıkmak gibi sarsılmaz bir huyu vardır. Siyaset, her şeyden önce bir güven müessesesidir; maskelerle, algı operasyonlarıyla, taşıma kalabalıklarla uzun süre ayakta tutulamaz. Aylarca Silivri yollarında devasa prodüksiyonlarla ‘canlı yayınlansın’ naralarıyla bir mağduriyet tiyatrosu sahnelendi. Ancak bugün net bir şekilde görüyoruz ki; hakikat gün yüzüne çıktığında o şatafatlı kalabalıklar dağılmış, geriye mahkeme salonlarındaki o derin, yankılı sessizlik kalmıştır. Gözlerin içine baka baka dökülen rüşvet itirafları, menfaat çarkları ve bitmeyen pazarlıklar, yalnızca dava dosyalarına değil, milletimizin zihnine de bir yolsuzluk vesikası olarak kazınmıştır. Artık karşımızda, sadece milletin nezdinde değil, kendi en yakın çevresinde dahi inandırıcılığını yitirmiş, kredisini tamamen tüketmiş bir figür var. Hırsızdan kahraman, kurgudan bir demokrasi havarisi yaratma projesi çökmüştür. Bu tablo, sadece bir şahsın değil, insanları aldatmayı siyaset zanneden, hakikati illüzyonla yer değiştirmeye çalışan o malum ‘yeni siyaset zihniyetinin’ de iflasıdır.”

 

ALGI BELEDİYECİLİĞİ

Siyaset bilimci Dr. Tunç Taşbaş, şunları dile getirdi: “Köşeye sıkışanların ilk refleksi, yaşananları siyasi bir operasyon veya kumpas olarak göstermektir. Fakat mahkeme tutanakları ve somut deliller konuşmaya başladığında bu algı perdesi ortadan kalkar. İstanbul’un kaynaklarını yıllarca yağmalama, liyakati ve kamu çıkarını bir kenara bırakıp organize bir rant mekanizması kurmakla yargılananların tiyatrosu artık dikiş tutmuyor. İlk günleri hatırlayın. Belediyenin imkânlarıyla, otobüslerle duruşma salonunun kapısına taşınan bindirilmiş kıtalar, kameralara oynanan mağduriyet jestleri, ortada bir seçim bile yokken ortaya atılan Cumhurbaşkanı adaylığı... Amaç somut yolsuzluk iddialarını bastıracak bir algı gürültüsü üretmek ve dış destekli bir PR figüründen zoraki bir halk kahramanı devşirmek.

 

TAŞIMA SU TÜKENDİ

Fakat hesap edemedikleri bir şey vardı: Hukuk şov kabul etmez; delil konuşur, vicdan tartar. Bir dönemin dokunulmaz sanılan aktörlerinin çürümüşlüğü, şimdi mahkeme kürsüsünde müteahhitlerin birer birer dökülen itirafları, tapu kayıtları ve kayıt dışı para trafiği masaya serildikçe silkelenerek ifşa oldu. Bu suçluluğun sessiz ikrarıdır. Taşıma suyla değirmen dönmez; kurgulanmış mağduriyetlerle de milletin hafızası rehin alınamaz. Hırsızdan kahraman, talandan demokrasi destanı çıkaramazsınız. Silivri’deki o boş koltuklar sadece bir salonun ıssızlığını değil, bir dönemin kibrinin, sahte kahramanlık masalının ve çöken algı belediyeciliğinin hazin tükenişini simgeliyor.”

Yorumlara Git

Doğu Perinçek’ten İslam'a ve cemaatlere tehdit! 'Türkiye ortaçağ zihniyetinden temizlenecek'

Rüşvet ifşaları geldikçe İmamoğlu’nun acziyetini gören izleyicİler salonu boş bıraktı! Ekrem terk edildi

Murat Alan yazdı: Devir tersine döndü! ABD şimdi Türkiye’den savaş gemisi istiyor

Karahasanoğlu iddialı konuştu: Demedi demeyin! Gökçek o avukata bunu ödetir

Amerikan halkının yarısı işgalleri onaylıyor!