Gündem
Savunma sanayimizde tarihi gurur! ASELSAN imzalı MURAD AESA radarı dünya devleriyle yarışa girdi!
Türkiye'nin milli teknoloji hamlesinde kritik bir eşik daha aşıldı! Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda ASELSAN tarafından geliştirilen milli AESA radarı MURAD, Baykar’ın gururları Akıncı TİHA ve Kızılelma MIUS platformlarındaki entegrasyon testlerini başarıyla tamamladı. Galyum Nitrür (GaN) tabanlı yerli teknolojisiyle düşman unsurlarına göz açtırmayan yerli radar, Türk savunma sanayiinin hava-hava ve hava-kara gözetlemedeki dışa bağımlılığını kökten kazıyarak 2026 itibarıyla seri üretim ve dev ihracat hamlesine başladı.
Türkiye'nin insansız hava araçları (İHA) programlarının "göz"ünü oluşturan milli aktif elektronik tarama antenli (AESA) radar sistemleri, 2026 yılında kritik bir olgunluk eşiğini aşıyor. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda Aselsan tarafından geliştirilen MURAD ailesi radarlar, Baykar Akıncı TiHA ve Baykar Kızılelma MIUS platformlarında entegrasyon testlerini başarıyla tamamlayarak seri üretim ve ihracat teslimatları aşamasına geçti. Bu gelişme, Türkiye'nin hava-hava ve hava-kara gözetleme yeteneğindeki dışa bağımlılığı tamamen kırdığını ve İHA ihracat paketlerinin "yapay zeka destekli sensör füzyonu" standartlarında pazarlanmaya başlandığını gösteriyor.
GaN T/R Modülleriyle Güç ve Menzil Zirvesi
MURAD programının kalbini, galyum nitrür (GaN) tabanlı transiver (T/R) modülleri oluşturuyor. Eski nesil galyum arsenür (GaAs) teknolojisine kıyasla çok daha yüksek güç yoğunluğu ve verimlilik sağlayan GaN modülleri, radarın düşük radar kesiti (RCS) hedefleri —küçük İHA'lar, füzeler ve kelebekler— tespit etmesinde belirleyici avantaj sağlıyor. Aselsan Genel Müdürü Ahmet Akyol'un önceki açıklamalarında vurgulandığı üzere, yazılımdan tanımlı radar (SDR) mimarisi sayesinde MURAD; SAR/ISAR (sentetik açıklık radarı/tersi), GMTI (hareketli hedef göstergesi), hava-hava müdahale ve deniz yüzeyi tarama modları arasında milisaniyeler içinde geçiş yapabiliyor. Bu çoklu görev yeteneği, tek bir uçuşta hem istihbaret toplama hem de silahlandırma için hedefleme verisi üretimini mümkün kılıyor.
Gök vatanın keskin gözü!
Akıncı TiHA'da operasyonel olarak kullanılan MURAD-100A (veya MURAD-200 varyantları), kara ve deniz hedeflerine karşı çok yüksek çözünürlüklü haritalama ve geniş alan tarama yeteneği sunuyor. Ancak 2026'nın en stratejik gelişmesi, Kızılelma MIUS için optimize edilen hava-hava modülünün (Air-to-Air Mode) uçuş testlerinde doğrulanması. Kızılelma'nın "sadakatsiz kanatçı" (loyal wingman) doktrini içinde F-16 ÖZGÜR ve gelecekte TF-X Kaan ile ağ merkezli savaş alanında operasyonel olabilmesi için, düşman savaş uçağını ve füzelerini uzaktan tespit edip kendi hava-hava füzeleri (GÖKDOĞAN, BOZDOĞAN) için mid-course guidance (orta sefer rehberliği) sağlayabilen bir radar şarttı. MURAD'ın düşük RCS hedeflere karşı sağladığı tespit menzili ve eşzamanlı çoklu hedef takip kapasitesi (TWS), Kızılelma'yı sadece bir saldırı platformundan çıkarıp, hava üstünlüğü mücadelesinde etkin bir aktöre dönüştürüyor.
Kızılelma ve Akıncı görünmez hedefleri avlayacak!
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) tarafından geliştirilen Anka-3 MUHARİP İHA'sı ise farklı bir aerodinamik yapısı (gövde kanat / flying wing) ve düşük gözlenebilirlik (LO) gereksinimi nedeniyle, MURAD mimarisinin uyarlanmış bir versiyonunu (genelde MURAD-300 veya proje adıyla GÖKÇE olarak anılmaktadır) entegre ediyor. Anka-3'ün iç silah bahçeleri ve RCS yönetimi, radarın anten yerleşimini ve soğutma çözümlerini (SWaP-C: Boyut, Ağırlık, Güç, Maliyet, Soğutma) zorluyor. SSB ve TAI kaynaklarına göre Anka-3'ün 2023 Aralık'taki ilk uçuşundan bu yana radar entegrasyonu hızlandırıldı ve 2026 sonu / 2027 başı blok teslimatları hedefleniyor. Bu paralel geliştirme süreci, Türkiye'nin "tek radar, birden fazla platform" stratejisinin (Common Aperture / Ortak Açık) maliyet-etkinliğini kanıtlıyor.
İhracat Dinamiği: Baykar ve TAI Platformlarıyla Paket Halinde Pazarlama
Türkiye'nin İHA ihracat başarıları (Bayraktar TB2, Akıncı A/B), milli radarın global pazar kapılarını araladı. 2026 itibarıyla Akıncı ihracat sözleşmeleri (Polonya, Kyrgyzistan, Libya, Etiyopia ve gizli müzakere edilen Orta Doğu/Asya müşterileri) MURAD radarı standart donanım olarak içeriyor. Bu durum, Aselsan'ın sadece bir alt sistem tedarikçisi olmaktan çıkıp, platform ihracatının "teknoloji lokomotifi" konumuna yükseldiğini gösteriyor. Rekabet ekseninde; İsrail Elta Systems (EL/M-2055, EL/M-2084), ABD Northrop Grumman (APG-83 SABR, AN/APG-77/81 varyantları) ve Çin CETC (KLJ-7/7A) sistemleri ile fiyat/performans ve "ITAR-sız" (ABD ihracat kontrolünden arındırılmış) teslimat esnekliği üzerinden yarışılıyor. Özellikle GaN tabanlı AESA radarı operasyonel olarak ihraç eden az sayıdaki ülke kulübüne (ABD, İsrail, Avrupa konsorsiyumları, Çin, Rusya ile birlikte) Türkiye'nin girişi, 2026-2027 döneminde milyar dolarlık sensör ihracat potansiyelini beraberinde getiriyor.
Gelecek: Bilişsel Radar, Sürü ve Uzay Tabanlı Entegrasyon
Yol haritasında bir sonraki adım, radarın "bilişsel" (cognitive) hale getirilmesi. Yapay zeka destekli hedef sınıflandırması (ATR - Automatic Target Recognition) ve spektral öğrenme ile jammer (karıştırıcı) kaynaklı ortamda adaptif dalga formu değiştirme yeteneği, MURAD Block-2/3 standartları için TÜBİTAK BİLGEM ve Aselsan Ar-Ge ekipleri tarafından geliştiriliyor. Ayrıca, İHA sürüleri (swarm) için çok statikli radar verilerinin veri bağlantısı (Milli Veri Bağlantısı - MVB / Link-16) ile birleştirilerek "dağıtık bir dizi" (distributed aperture) gibi davranması hedefleniyor. Uzun vadede, Kızılelma ve Anka-3 platformlarının düşük yörünge (LEO) uyduları ve HAPS (Yüksek İrtifa Platform Sistemleri) ile sensör füzyonu yaparak, ufuk ötesi (BHLOS) hedefleme zincirini kırılmaz hale getirme vizyonu 2030 hedefleri içinde yer alıyor.
Özetle; 2026 Eylül itibarıyla Türkiye'nin milli İHA radarı MURAD, prototip ve test aşamasını kapatarak, operasyonel envantere girişi ve ihracat gelirlerine dönüşmesi gereken "seri üretim ve lojistik destek" fazına geçti. Bu başarı, sadece bir sensörün üretilmesi değil; GaN yarı iletken teknolojisinden, yüksek güçlü RF mikroelektroniğe, yazılımdan tanımlı donanım mimarisinden ve askeri standardizasyona (MIL-STD-461/810) kadar uzanan bir ekosistem olgunluğunun somut kanıtıdır.