Ekonomi
Altınımızı da uçağımızı da kendimiz lisanslayacağız
Hızla büyüyen ekonomisine ve önemli pazar ve piyasalar arasındaki köprü pozisyonuna rağmen, üzerinden dönen ticaretten hak ettiği payı alamayan Türkiye, devrim niteliğinde bir hamleye hazırlanıyor.
OSMAN YİĞİT
Gıdadan tekstile, kimyadan hizmet sektörüne kadar kendisi ve aracılık ettiği pazara sunulan ürün ve hizmetlerin sertifikasyonu noktasında söz sahibi olmak isteyen Türkiye, birçok sektörde sessiz ve derinden yürüttüğü sertifikasyon hamlesinde önemli mesafeler kat etmiş durumda.
Bunun ilk işareti, geçtiğimiz 15 Temmuz günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ilan edilen Helal Akreditasyon Kurumu’nun kurulmasıyla verildi. Sırada ise askeri havacılık teknolojilerinden madenciliğe, ilaç sanayisinden turizme kadar birçok sektörde yer alan stratejik ürün ve hizmetlerin sertifikasyonu ve milli olarak lisanslandırılması geliyor.
Türk Akreditasyon Kurumu’nun (TÜRKAK) koordinatörlüğünde gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında ilk etapta Türkiye pazarında işlem gören bütün üretim ve hizmetlerin, Türkiye’nin belirleyeceği sertifikasyon kriterlerine uygunluğunun sağlanması hedefleniyor. Uluslararası güç odakları, sermaye baronları ve kartellerin tekelindeki altın, ilaç, savaş uçağı gibi konularda da Türkiye tüm tabuları yıkmaya hazırlanıyor.
Mevcut sömürü sistemine göre kendi uzmanlarının geliştirdiği ilaçları, kendi topraklarından çıkardığı altını bile lisanslandıramayan ülkeler arasında bulunan Türkiye’nin, bu iki alanda da uzman ekip, rezerv, laboratuar, rafineri anlamında teknik altyapı çalışmalarını tamamladığı öğrenildi.