AKİT MENÜ

Ekonomi

Dünden bugüne Bahaş Holding’in hikayesi

Bahaş Holding Ceo’su Abdüssamet Bahadır, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Bahadır, "Türkiye ekonomisi güçlüdür, kırılganlıklar geçicidir" dedi.

Güncelleme Tarihi:

YENİ AKİT / MEHMET CANITATLI

Bahaş Holding’in temelleri 1990 yılında, Kurucu ve Onursal başkanımız babam Saim Bahadır ve amcam rahmetli Mahmut Bahadır tarafından atıldı. Babam ve amcam çeşitli sektörlerde çalışmalar sürdürürken 2011 yılında elim bir trafik kazası sonucu amcam vefat etti. Daha sonra ben ve abim şirketin yönetimine geçerek bayrağı devir aldık. Şu an yönetimde gençler olarak bizler varız. Bahaş Holding’in başarısındaki sırrı aslında geçmişinde birçok sektörde bulunmuş bir tecrübe ve birikim var. Bu tecrübe ve birikimle birlikte daha sağlam adımlar atabiliyoruz. Özellikle arkamızdaki bu güç ve genç yaşta yönetici olmak bize birçok fırsatları doğuruyor.

Bizde bu fırsatları, yeni teknolojik ve ekonomik dünyaya daha adapte olduğumuz için hızlı hareket ederek gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Böylelikle birçok sektörde çalışmalarımızı yürütüp, yeni sektörlere giriyoruz. Özellikle son 1 yıl içerisinde iki yeni sektöre daha giriş sağladık. Bunlar, oyuncak ve petrol sektörü. Artık yönümüzü üretim, ihracat ve uluslararası sektörlere çeviriyoruz. Bunlar içinde birçok çalışmamız devam ediyor.

Döviz kurunun artması, maliyet hesaplarına da yansıdı

İnşaat sektöründe döviz kurunun artması maliyetleri oldukça artırdı. Çünkü, inşaata bağlı çoğu hammadde döviz ile doğru orantılı olduğundan çok etkileniyor. Maliyetlerde yüzde 30 - yüzde 50 arasında artış gösterdi. Bir projeye başlarken biz o güne göre fizibilite ve karlılık hesabı yaparak projeleri gerçekleştiriyoruz. Şu an ilk yaptığımız fizibilite ile şu an ki arasında çok ciddi farklar var. Müteahhitler bu farkları kapatmak için fiyatlara zam yapıyorlar ama bu seferde konut satışları etkileniyor. Nitelikli ve kaliteli konut satışlarının özellikle düşme sebebi bu ve faizlerdir. Zaten faizlerin ciddi oranda yükselmesi konut satışlarını oldukça düşürdü birde üstüne müteahhitler maliyet artışlarının oranlarını satış fiyatlarına yansıttıklarında alım gücü şuan dada görüldüğü üzere çok düştü. Bunun aşılması için en önemli öncelik faizlerin düşmesidir çünkü konut fiyatları maliyetlerden dolayı düşmeyecektir.

Türkiye ekonomisi güçlüdür, kırılganlıklar geçicidir

Türkiye gerçekten kendi ülkemiz olduğu için söylemiyorum, çok güçlü bir ekonomiye sahip bir ülke. Neden diye sorarsanız, Türkiye son yıllarda onlarca büyük olaylarla karşı karşıya kaldı ki. Senelerdir terörle mücadele ediyor. Bunun dışında, ülke içinde patlamalar yaşandı, darbe girişiminde bulunuldu, ekonomik olarak savaşlar açıldı ve daha neler neler. Bu tarz olaylar başka ülkelerde olsa herkes tahmin eder ki çok büyük sıkıntılar yaşanır. Bu sebeplerden dolayı Türkiye gerçekten çok güçlü bir ekonomidir. Ülkemizde son zamanlarda yaşanan ekonomik kırılganlık, geçmişte 2001, 2008 yıllarında olduğu gibi bildiğimiz geçici ekonomik kırılganlıklar gibidir. Şu an da Türkiye bu kırılganlıktan bizler sayesinde kurtulacaktır. Bizler ekonomiye güvenerek daha çok çalışacak ve ekonomiye katkısı olacak olan işlere daha çok önem göstereceğiz. Bunun yanı sıra son zamanlarda hükümet açıkladığı kısa ve uzun vadeli ekonomik politikaları ile daha da hızlı bir şekilde bu durumdan kurtulacağız. Türkiye her zaman bu badirelerden güçlenerek çıkmıştır ve şu an ki durumdanda çok daha güçlü bir Türkiye olarak çıkacağız.

MÜSİAD markalaşmanın güçlü öncüsü oldu

MÜSİAD bildiğimiz üzere 1990 yılından beri hizmet veren, kamu yararına dernek statüsündeki bir sivil toplum kuruluşu. Gerçekten her alanda yaptıkları çalışmaları takip ediyor ve inceliyorum. İlke ve amaçlarından sapmadan her zaman kendi çizgisinde güçlenerek ilerliyor. Müsiad ülkemiz için önemli bir sivil toplum kuruluşu çünkü Türkiye’deki tüm sektörlere el uzatmış ve bu sektörlerin kalkınması, büyümesi ve dünyaya açılması için her zaman öncülük ediyor. Özellikle Müsiad’lı yöneticilerden ve üyelerden isteğim, Türkiye’de bulunan firmaların markalaşmalarında daha çok yardımcı olmaları, yol göstermeleri ve dünya pazarında söz sahibi olan Türk markaları yaratmalarıdır. Bizim ülke olarak “Marka” ya ihtiyacımız var. En iyi markaların üretimlerini ve imalatlarını yapıyoruz ama çok az sayıda marka üretiyoruz. Artık kendi markalarımızın ürünlerini üretelim hem ürünlerimizi hem de markamızı satalım böylelikle sadece diğer markalara yaptığımız fason üretimden değil markalarımızın da ihracatını yaparak ülkemize daha çok döviz kazandırmalı ve ekonomiye çok daha fazla katkıda bulunmalıyız.

 

Yorumlara Git

Şam Uluslararası Havalimanı'na radar sistemi! Türkiye'yi hedef alan iddiaya yalanlama

Dün teslim olmuştu! Türkiye'yi ayağa kaldıran hemşire hakkında flaş karar

40 canın hesabı bu kadar mı! Diplomatik krizde yeni perde

Milli güçlerin gökyüzündeki imzası: AKINCI TİHA ve TEBER-82 testi başarıyla tamamlandı!

‘Kişi iddiasından vurulur’ İBB’den garaj yerine 50 katlı inşaat