Gündem
Yargıtay yıkım ekibi gibi
Son 10 yılda 1.2 milyon çiftin boşandığı Türkiye’de, eşlere ayrılık adeta cazip kılınıyor. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin başını çektiği tuhaf boşanma kararları, genellikle kadın lehine gözükürken, mevzu dini hassasiyetler olunca adeta tam tersi kararlara imza atılıyor.
This browser does not support the video element.
Aile yapısına yönelik Batı kaynaklı örtülü savaşın verildiği Türkiye’de yuvaların, problem merkezlerine dönüştürülme çabaları son sürat devam ediyor. Adliye koridorlarını en fazla meşgul eden unsur haline gelen evlilikler, mum gibi eriyor. Hukukçular Türkiye’de en çok açılan davanın boşanma davası olduğunu söylüyor. Evlilikten daha cazip hale getirilmeye çalışılan boşanma hususunda yargıda verilen tuhaf kararlar, aile kurumunda oluşturulan tahribatı net bir şekilde ortaya koyuyor.
“Hişt” dedin, boşan!
Ülkemizde 300 bine yakın boşanma davasının açıldığı son 2 yıllık zaman diliminde; eşin kayınvalide ile aynı evde yaşamasını istemek de boşanma sebebi sayıldı, eşe ‘hişt’ diye hitap edilmesi de. Anadolu kültürünün yansıması olarak damadın ailesiyle aynı evde yaşamaya başlayan yeni evli çiftin yolları, bu gerekçeyle ayrıldı. Gelin tarafının durumu ‘ayrılık’ talebiyle mahkemeye taşıması üzerine yerel mahkemenin ‘kabul edilemez’ bulduğu konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, boşanmak isteyen davacı tarafı haklı buldu. Yargıtay, Türk Medeni Kanunu’na göre, kocanın ayrı bir konut açmamasını “kusurlu bir hareket” olarak değerlendirdi. Konya’da yaşayan H.D. eşine karşı açtığı boşanma davasında, eşinin kendisini çağırırken ismini kullanmadığını, bunun yerine “hişt, heyy” diye çağırdığını ve bazen de ıslık çaldığını belirtti. Böylesine basit bir nedeni bile haklı bulan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, çiftin boşanmasına karar verdi.
Misafir boşanma sebebi!
Eşin yemeğe misafir çağırmasını “Eviniz lokanta, eşiniz de aşçı değil” diyerek boşanma gerekçesi kabul eden Yargıtay, “misafire ilgisizlik” iddiasını da boşanma unsuru saydı. Tuhaf boşanma kararlarını marifetmiş gibi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarıyla duyuran Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan, 1 Kasım tarihinde Facebook hesabından, “ERKEK EŞİN, eşinin karşı çıkmasına rağmen ERKEK ARKADAŞLARINI sürekli olarak ‘ORTAK KONUTA GETİRMESİ’ boşanma sebebidir. (15 Şubat 2018 günlü kararımız) Eviniz ‘LOKANTA’, eşiniz de o lokantanın ‘AŞÇISI’ değildir!” yorumunu yaptı.
Yatağını niye ayırdın?
Sorun yaşayan çiftin aynı evde bir süreliğine yatağını ayırmasından boşanma kararı çıkaran Yargıtay, ‘hanımının üzerine yürümek şiddettir’ hükmüyle de yuvaları dağıttı. Bursa’da M.A. ile S.A. çiftinin tartışmada darp olmaksızın eşinin üzerine yürüyen erkeğin fiilini ‘şiddet’ olarak tanımlayan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların boşanmasına hükmetti. Lüleburgaz’da bir çiftin mahkemeye taşıdığı konunun temyiz aşamasında Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davayı kabul ederek “eşle uzun süre küs yaşayıp yatağını ayıran tarafın da kusurlu sayılacağını” kararını verdi. Erkeğin sıklıkla iş değiştirmesi, yıllık izninde memleketine gitmesi, hanımına kargo ile kutu yollaması gibi uçuk kaçık sebebler boşanma sebebi sayıldı.
Gerekçe ‘dini’ olunca haksız!
Basit konularda genellikle kadın lehine kararların verildiği yargıda, söz konusu dini hassasiyet olunca kadın aleyhine kararlara imza atılıyor. Anayasa Mahkemesi, geçtiğimiz ay aldığı karar ile; M.Y. adlı kadının çarşaf giymesini ve eşi A.Y.’nin tesettürden çıkması yönündeki talebini geri çevirmesini boşanma unsuru kabul ederek, bunun ‘din özgürlüğünün ihlali’ olmadığına hükmetti.
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
FARUK ARSLAN